Kanuni’nin gözbebeği Süleymaniye

Kanuni’nin gözbebeği Süleymaniye

460 yıl önce Mimar Sinan tarafından İstanbul’a kazandırılan Süleymaniye Cami, bugün de ihtişamı ve eşsiz manzarasıyla, ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor.

Ömer Özarslan Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölümü-Editör

Tarihi

Osmanlı’nın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman, vefat eden oğlu Mehmet için Mimar Sinan’a cami yaptırmak istediğini söyler. Çıraklık dönemlerinde yeteneğiyle dikkat çeken Sinan, Şehzadebaşı camisinin çizimlerini yapmış ve hükümdarına sunmuştur. El becerisi ve zekasıyla Sultan Süleyman’ın takdirini toplayan Koca Sinan’a bu caminin mimarlığı teslim edilmiştir. Sinan bu eserde ilk kez yarım kubbe tekniğini uygulamıştır. Hatta dönemin rönesans mimarları bu yapıyı incelemek için İstanbul’a gelmiştir. Sinan ise bu eserini çıraklık işi olarak değerlendirmiştir. Daha büyük hayalleri olan Haseki Sinan, Topkapı Sarayı’nı, Haliç’i ve tüm İstanbul’u tepeden görebilecek, külliyesiyle insanların en çok ziyaret edeceği bir yer bulmuştur. İşte orası şuan Süleymaniye dediğimiz bölgedir. Beyazıt, kapalı çarşı, Sultanahmet meydanı (At meydanı), Ayasofya, bu esere yürüme mesafesinde olacak şekilde konumlandırılmıştır. Günümüzde İstanbul Üniversitesi kampüsünün arkasında bulunan Süleymaniye, o dönemde esnafların ve eşrafların alışveriş merkezi olarak bilinirdi. Mimar Sinan, bu caminin yapımı için adeta gecesini gündüzüne katmış. Rivayete göre bir gün, Sultan Süleyman’a, Sinan’ın camide cümbüş eğleyip, nargile fokurdattığı anlatılır. Bu duruma hiddetlenen Padişah mimarını görmek için camiye gider. Anlatılanların doğru olduğuna şahit olan Padişah ise, “Bre gafil!, şimdi anladım burayı niye bitiremediğini. Tütün fokurdatıp cümbüş eylersin” diye azarlamıştır. Mimar Sinan’da, “Hünkarım, nargile ve cümbüşü sesin yankımasının nasıl olduğunu tespit etmek için kullandım. Nargilede tütün yoktur. İçinizi ferah tutun” diye izah eder. Olayın gerçek yüzünü öğrenen Süleyman’da, Sinan’ı zekası ve bilgisine hayran kalır.  Yaptığı eserlere manevi anlamlar eklemeyi seven Koca Sinan, Sultan’ı için 10 minare koymuştur. Bunun sebebiyse Kanuni Sultan Süleyman’ın Osmanlı’nın 10. Padişahı olmasıdır. Kubbeler içinse özel sütunlar getirtmiştir.  Bu sütunlar farklı yerlerden buraya taşınmış. Birisi Lübnan Bekaa Vadisi’nde bulunan Baalbek Tapınağı’ndan, bir diğeri Mısır’ın İskenderiye şehrinden, diğerleri; Topkapı Sarayı ve Vefa semtinden getirilmiştir.

Nasıl gidilir ?

Süleymaniye Cami’ne en kolay ulaşım vasıtası tramvaydır. Beyazıt durağında inerek Sahaflar Çarşısı ve Kapalıçarşı kapısı arasında kalan çarşıdan yürüyerek gidebilirsiniz.

 

Kuru fasülyeciler

Süleymaniye’ye gidip kuru fasulye yemeden dönülmez. Oldukça ucuz ve lezzetli olan kuru fasulye lokantalarını boş bulmak neredeyse imkansız. Süleymaniye Cami’nin tarihi manzarasının karşısında bulunan mekanlar lezzet açısından oldukça başarılı. Bölgenin en meşhur ve en eski kurufasulyecisi olan Erzincanlı Ali Baba en kalabalık lokanta. Kuru fasulye fiyatlarıysa oldukça uygun.

 

Kahvaltı ve çay mekanları

Hüsnü Ala Cafe ve Ağa Kapısı’nda, Boğaziçi köprüsü, Galata Köprüsü, Haliç, Yeni Cami ve Topkapı Sarayı’nın muhteşem manzarasını seyrederek kahvaltı yapmak oldukça keyifli.

Türbeler

Caminin bahçesinde Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile eşi Haseki Hürrem Sultan’ın mezarları vardır. Cami dışındaysa Mimar Sinan’ın türbesi bulunmaktadır. Ancak Sinan’ın türbesi oldukça sade ve küçüktür.

Leave a Reply